Aymasan Direnişi Anlaşmayla Bitti

Altı buçuk aya yakın süren Aymasan işçilerinin haklı direnişi sona erdi. İşçiler ve sendika Aymasan patronuyla tazminatların peşin alınması ve işyeri açıldığında tekrar işe alınmaları noktasında anlaştılar.

Bizim bu gelinen durumu değerlendirmemiz kısaca şöyle:

Herşeyden önce direnişe başlanırken tüm koşulların yeterince doğru değerlendirilip değerlendirilmediği sorgulanmalıdır. Zira yanlış değerlendirmeyle yola çıkılan direniş ve grevlerin başarıya ulaşma şansları zayıftır. Grev ve direnişler muharebelere benzer. Muharabelerde geçerli olan düşmanın gücünü, kendi gücünü, müttefik güçlerin durumunu iyi değerlendirip ona göre saldırı veya savunma taktiklerini belirleme, tek tek işyeri direnişleri ve grevlerinde de geçerlidir. Bunlar direnişe başlanırken gözönünde tutuldu mu?

Direnişe başlanırken öne sürülen talepler işyerinin açılması ve işçilerin sendikalı olarak işe alınmalarıydı. Bu talepler elde edilememiştir. Doğrudan elde edilen kazanım tazminatların peşin olarak alınması olmuştur. Bundan da önemlisi kuşkusuz işçilerin bir mücadele okulundan geçerek bilinç ve örgütlenme düzeylerinin artmış olmasıdır. Fakat baştaki taleplerin elde edilememesi aynı zamanda işçilerde bir moral bozukluğuna da yol açar.

Kriz bahanesiyle toplu işten çıkarmaların olduğu ve işsizliğin çığ gibi büyüdüğü bir dönemde, bir işyerinde olsa dahi bu tür bir direnişin önemi büyüktü. İşte bu konuda kendine işçi konfederasyonu diyen sendika bürokrasisinin egemen olduğu kuruluşların tavrı ibret vericidir. Bunlar her zaman yaptıkları gibi bu direnişte de bol bol dayanışma nutukları atmaktan geri durmadılar. Ancak pratikte bunların tavırları en iyi halde suskunluk ve seyirci kalmak olmuştur. Direnişin bu kadar uzun süre militanca ve kararlıca yürütülmesinde devrimcilerin, bazı sendikaların ve bazı işyerlerinden gelen işçilerin dayanışmaları önemli bir rol oynamıştır. Fakat bu da başarıya ulaşmak için yeterli olamamıştır.

Bu direniş sırasında geliştirilen kimi mücadele yöntemlerinden öğrenilmesi gerekir. İşçiler bulundukları semtte işçi ve emekçilere kendi davalarını sözlü ve yazılı anlatmaya çalışmışlardır. Bunun ötesinde her hak alma eyleminde yer almış, etkinliklere katılıp standlar açılmış ve bizzat kendileri tarafından bir gece düzenlenerek diğer kesimlerin dayanışması kazanılmaya çalışılmıştır.

Ders çıkarılması gereken önemli bir nokta da işçilerin mücadelelerini kendi ellerine almaları gerektiğidir. Çünkü işçi sınıfı hareketinin önündeki en önemli engellerden biri sendika bürokrasisidir. İşçiler sendika bürokrasisinin bütün engelleme veya kayıtsız kalma tavırlarına rağmen, kendi aralarında en geniş birlik ve dayanışmayı örgütleyerek mücadelelerini kendi ellerine alabilirler. Bunun için dünya işçi hareketinin geçmiş deneyimlerinden öğrenerek her direniş ve grevde işyeri bazında bütün işçilerin katılımıyla seçilecek olan Grev ve Mücadele Komiteleri’ni yaşama geçirmeleri gerekir. Sendikalı sendikasız tüm işçilerin seçimiyle işbaşına gelen bu komite her an yine işçilerin seçimiyle değiştirilebilir olmalıdır. Ancak böyle bir araçla işçiler kendi gerçek çıkarları için sonuna kadar mücadeleyi yürütebilirler.

Bugünden bir devrimci sendika hareketini yaratmanın koşulları yoktur. Bu koşullarda sarı/reformist demeden bütün sendikalara girip orada devrimci sendika fraksiyonlarını örgütlemek acil görevdir. Ancak böyle bir çalışmayla sendika bürokratlarına rağmen sonuç alıcı militan eylemler zorlanabilecek ve gelecekte yaratılacak olan devrimci sendika hareketinin temelleri atılmış olacaktır.

Not: Okurlarımızdan aldığımız “Aymasan İşçilerinin Direnişi Sürüyor…” başlıklı mektubu güncelliğini yitirdiğinden dolayı tamamını yayımlamıyoruz. Ancak arkadaşlarımızın yaptıklarını önemli görüyoruz ve yazının bu kısmını burada yayımlıyoruz:

“…
Bizler Çağrı dergisi okurları olarak Aymasan direnişi bağlamında şimdiye kadar şunları yaptık:
– Direnişin haklı olduğunu vurgulayan, bu direnişi desteklemeye çağıran bir bildiri çıkardık. Bildiriyi direnişin olduğu mahallede yoğun olarak dağıttık. Bildiriyi direnişte bulunan işçilere ulaştırdık.
– İşçileri düzenli olarak ziyaret ettik, ediyoruz.
– Bir bölgede işçilere yardım toplanması işini organize ettik. Burada bir miktar para ve önemli miktarda kuru gıda maddesi toplandı.
– Aymasan işçileriyle dayanışma gecesine katıldık.

  • Yaşasın Aymasan direnişi!

  • Yaşasın sınıf dayanışması!

İstanbul’dan bir grup YDİ ÇAĞRI okuru Eylül 2001”

 

YDİ ÇAĞRI
29.11.2001